Hız kamerası uygulaması ve araç içi kamera; bir kamera yola yönelmiş, arka planda dağlar

BLOG

Hız kamerası uygulamaları ve araç içi kameralar: Mahkemede hangi kanıtlar kabul edilir?

Hız kamerası uyarı uygulamaları ve araç içi kameralar, birçok sürücü için uzun zamandır günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir. Ancak hukuki açıdan bu iki teknolojiye çok farklı şekilde yaklaşılmaktadır. Sürüş sırasında hız kamerası uyarı işlevinin kullanılması prensipte yasakken, trafik kazası sonrasında araç içi kamera kayıtları önemli bir delil haline gelebilir. Burada belirleyici olan, bir kaydın yasalara uygun olarak yapılıp yapılmadığı ile bu kaydın bir mahkeme sürecinde delil olarak kullanılabilip kullanılamayacağı arasındaki ayrımı yapmaktır. Özellikle kaza seyrine ilişkin ihtilaflı durumlarda veya para cezası davalarında, Duisburg’daki trafik hukuku avukatımız tarafından erken bir aşamada inceleme yaptırılması faydalı olabilir.

Almanya’da hız kamerası uyarı uygulamaları yasaldır mı?

Akıllı telefona hız kontrol kamerası uyarı uygulamasını yüklemek genel olarak yasak değildir. Ancak sürücünün sürüş sırasında bu uyarı işlevini kullanması yasaktır. StVO’nun 23. maddesinin 1c fıkrası, trafik denetim önlemlerini göstermeye veya bozmaya yönelik teknik bir cihazı çalıştırmayı veya çalışır durumda araçta bulundurmayı yasaklamaktadır. Çok sayıda işlevi olan akıllı telefonlar ve navigasyon cihazları için bu şu anlama gelir: Sürüş sırasında hız kamerası uyarı işlevi kullanılmamalıdır.

Sürücü olarak hız kamerası uyarı cihazı kullananlar, para cezası kataloğuna göre 75 avro para cezası ve sürücü ehliyet kayıt defterine bir puan yazılmasıyla karşı karşıya kalır. Ayrıca, yargı kararlarına göre, yolcunun cihazı kullanması yoluyla yasa kaçırma girişimlerinin de eleştirel bir şekilde değerlendirildiği önemlidir. Karlsruhe Yüksek Eyalet Mahkemesi, 2023 yılında, yolcu koltuğundaki kişinin uygulamayı kullanması ve sürücünün bu uyarıları bilerek kullanması durumunda sürücünün yasağı ihlal edebileceğine hükmetmiştir (Karlsruhe Yüksek Eyalet Mahkemesi, 07.02.2023 tarihli karar – 2 ORbs 35 Ss 9/23). Bu nedenle, akıllı telefonu sadece yolcu koltuğuna kaydırmak tek başına yeterli değildir.

Hız kamerası uyarı uygulaması ve araç içi kamera; genç bir kadın, hız kamerası uyarıcısının yüklü olduğu bir akıllı telefonu gösteriyor

Araç kameraları: Trafik görüntüleri kaydedilebilir mi?

Araç içi kameralar söz konusu olduğunda hukuki durum daha karmaşıktır. Bu cihazlar, aracın önündeki veya arkasındaki trafik akışını kaydeder ve bir kaza sonrasında önemli ayrıntıları belgeleme imkânı sunar. Trafik kazasıyla ilgisi olmayan sürücülerin plakalarını, kişilerini ve davranışlarını sürekli olarak kaydetmek, veri koruma hukuku açısından ciddi sorunlara yol açmaktadır.

Veri işlemenin yasal dayanağı, GDPR’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının f bendi’dir: Kayıt tutma, ancak delil koruma konusundaki meşru menfaatlerin, her bir münferit durumda diğer trafik katılımcılarının koruma hakları ve temel özgürlüklerinden daha ağır basması halinde caizdir.

Kısa sekansları bir döngü içinde kaydeden, eski verileri otomatik olarak üzerine yazan ve yalnızca ciddi bir gecikme veya çarpışma gibi özel bir olay durumunda ilgili sekansı kalıcı olarak kaydeden sistemler tercih edilmelidir. Bu nedenle, bir araç kamerasının kullanımı mutlak surette yasak değildir. Belirleyici olan, somut teknik özellikler ve kullanım şeklidir.

Bir araç kamerası kullananlar, özellikle kısa kayıt aralıklarına, otomatik üzerine yazma özelliğine ve veri minimizasyonu ilkesine (GDPR Madde 5, Paragraf 1, c bendi) uygun olarak mümkün olduğunca az veri toplanmasına dikkat etmelidir. Sürekli ses kaydı devre dışı bırakılmalıdır; zira Almanya Ceza Kanunu’nun (StGB) 201. maddesine göre, kamuya açık olmayan sözler özel koruma altındadır.

Federal Temyiz Mahkemesi (BGH): Dashcam kayıtları mahkemede delil olarak kullanılabilir

Trafik kazası davaları açısından özellikle önemli olan, Federal Yargıtay’ın 15 Mayıs 2018 tarihli kararıdır (VI ZR 233/17). Federal Yargıtay, sürekli ve sebepsiz bir şekilde yapılan araç içi kamera kaydının veri koruma hukuku açısından kabul edilemez olabileceğini açıkça belirtmiştir. Ancak bu durum, medeni hukuk davalarında kanıtların kullanılmasının otomatik olarak yasaklandığı anlamına gelmez. Mahkeme, somut vaka bağlamında ilgili menfaatleri değerlendirerek kaydın kullanılabilirliği konusunda karar verir.

Kaza mağdurları için bu içtihat büyük önem taşımaktadır. Örneğin, ifadeler birbiriyle çelişiyorsa ve video kaydı olmadan kimin şerit değiştirdiği, kimin geçiş önceliğini ihlal ettiği veya kimin kırmızı ışıkta geçtiği netleştirilemiyorsa, araç içi kamera kaydı belirleyici olabilir. Bu nedenle şu ilke geçerlidir: Veri koruma hukuku açısından sorunlu bir şekilde kaydedilmiş olması, otomatik olarak mahkemede kullanılamaz olduğu anlamına gelmez.

Para cezası ve ceza davalarında araç kamerası kayıtları

Ceza ve idari ihlal davalarında da, özel olarak ve muhtemelen hukuka aykırı bir şekilde çekilmiş video kayıtlarının her zaman delil olarak kabul edilemeyeceğine dair genel bir ilke bulunmamaktadır. Stuttgart Bölge Mahkemesi, 2016 yılında bir para cezası davasında özel bir araç içi kamera kaydının delil olarak kullanılmasını ilke olarak kabul etmiştir (Stuttgart Bölge Mahkemesi, 04.05.2016 tarihli karar – 4 Ss 543/15). Her bir vakanın koşulları ve çıkarların dengelenmesi belirleyici olmaya devam etmektedir.

Bu bağlamda sürücüler, bir araç kamerasının sadece aleyhlerine olan yükü hafifletmekle kalmayabileceğini akılda tutmalıdır. Örneğin, kendi çekimlerinde ciddi bir kırmızı ışık ihlali, riskli sürüş veya hatta yasaklanmış bir motorlu araç yarışı görülüyorsa, bu kayıtlar aleyhlerine delil teşkil eden bilgiler de içerebilir. Bu nedenle, halihazırda para cezası davasına konu olan veya bir ceza davasında sanık konumunda bulunan kişiler, video kayıtlarını aceleyle polise veya para cezası makamı yetkililerine göndermemelidir.

Trafik hukuku alanında deneyimli avukatımız tarafından önceden yapılacak bir inceleme, istemeden de olsa kendi aleyhinize ek delillerin sunulmasını önleyebilir.

Bir kaza sonrasında sürücüler ne yapmalıdır?

Bir araç kamerası bir kazayı kaydetmişse, söz konusu görüntü dizisi, döngü işlevi tarafından üzerine yazılmadan önce mümkün olduğunca hemen yedeklenmelidir. Orijinal dosya değiştirilmeden korunmalıdır. Düzenlenmiş veya birleştirilmiş videolar, daha sonra videonun gerçekliği konusunda şüpheye yol açabilir.

Ayrıca, kaza fotoğrafları çekmek, tanıkların bilgilerini not almak ve – gerekirse – polisi çağırmak da akıllıca olacaktır. Sorumluluk konusunda ihtilaf olması durumunda, bir araç içi kamera kaydı, fotoğraflar, tanık ifadeleri, polisin kaza raporu ve bir uzman raporu ile birlikte delil sunumunun belirleyici bir parçası olabilir. Somut vakanın ayrıntılı bir şekilde incelenmesi, videonun mahkemede veya sigorta şirketi nezdinde ne zaman kullanılmasının uygun olacağını belirler.

Özellikle yüksek onarım masrafları, yaralanma vakaları veya sorumluluk dağılımının netleşmediği durumlarda, Duisburg’da bir trafik hukuku avukatından erkenden danışmanlık alınması tavsiye edilir.

Sonuç: Hız kontrol kamerası uygulamaları ile araç içi kamera uygulamalarını hukuki açıdan net bir şekilde birbirinden ayırmak

Hız kamerası uyarı uygulamaları ile araç içi kameralar yasal olarak aynı muameleye tabi tutulamaz. Sürüş sırasında hız kamerası uyarı işlevinin kullanılması sürücü için yasaktır ve para cezası ile puan cezası ile cezalandırılabilir. Buna karşın, araç içi kameralar ilke olarak yasak değildir.

Özellikle sürekli ve sebepsiz kayıtlar sorun teşkil etmektedir. Bununla birlikte, Federal Yargıtay’ın içtihadına göre, bir trafik kazası davasında araç kamerası kayıtları çok önemli bir delil olabilir – kayıt, veri koruma mevzuatı açısından her açıdan geçerli olmasa bile.

Bir trafik kazası sonrasında araç içi kamera görüntülerine sahip olanlar veya hız kontrol uygulaması kullandıkları için para cezası bildirimi almış olanlar, yasal seçeneklerini dikkatlice inceletmelidir. Hukuk büromuz, dosya incelemesinin ardından itirazda bulunmanın uygun olup olmadığını ve mevcut video kayıtlarının söz konusu davada nasıl kullanılabileceğini değerlendirebilir.

SSS: Hız kamerası uygulamaları ve araç içi kameralar hakkında sık sorulan sorular

Evet. Sadece cihazı takmak sorun değildir. Asıl yasak olan, sürücünün sürüş sırasında uyarı işlevini kullanmasıdır.

Hayır, koşulsuz olarak değil. Sürücü olarak yolcunun uyarılarını bilinçli bir şekilde dikkate alırsanız, içtihatlara göre (Karlsruhe Bölge Mahkemesi, 07.02.2023 tarihli karar – 2 ORbs 35 Ss 9/23) bu da bir ihlal teşkil eder. Yolcu, sürücünün bundan haberi olmadığı durumlarda uygulamayı kullanabilir.

75 avro para cezası ve sürücü ehliyet kayıt defterine bir puan yazılmasıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Araç içi kamera genel olarak yasak değildir. Veri koruma mevzuatı açısından, kısa süreli, otomatik olarak üzerine yazılan kayıtlar ve olay bazlı depolama tercih edilmelidir.

Evet. Federal Yargıtay, bir trafik kazası davasında, kayıtların oluşturulmasının veri koruma hukuku açısından sorunlu olsa bile, menfaatlerin dengelenmesi sonucunda bu kayıtların delil olarak kullanılabileceğine hükmetmiştir.

Bu mümkündür. Videoda kişinin kendi sürüş davranışına ilişkin aleyhte bilgiler yer alıyorsa, bunlar para cezası veya ceza davası açısından önem kazanabilir.

Her zaman değil. Tartışmalı sorumluluk konuları ve olumsuz içerikler, sunum taktiğinin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesini gerektirir.

Sorumluluğun paylaşımı konusunda anlaşmazlık olması, yaralanma vakaları, yüksek hasar tutarları söz konusu olduğunda veya kendiniz bir idari suç ya da cezai suçla suçlanıyorsanız, kazadan hemen sonra bir trafik hukuku avukatına danışmalısınız.

Polisin akıllı telefonu araması, yalnızca idari suç şüphesi ve acil tehlike gibi katı koşullar altında izin verilir. Sizin rızanız olmadan veya mahkeme kararı olmaksızın sebepsiz bir arama yapılması, ilke olarak hukuka aykırıdır.

Daha fazla makale